Yazı Detayı
03 Şubat 2020 - Pazartesi 23:36
 
DEPREM DEĞİL, KAPİTALİST DÜZEN ÖLDÜRÜYOR
Semra Pektopal
semrapektopal@gmail.com
 
 

Ülkemiz deprem kuşağında olup tarihinde hep yıkıcı ve öldürücü depremler yaşanmıştır. En son yaşadığımız 1999 Gölcük ve Adapazarı depremi, ardından 2011 yılında Van depremi en son da Elazığ ve Malatya depremleri bunun en belirgin örneklerinidir.

 

Özellikle de 99 Depremini çok acı bir şekilde yaşayınca deprem gerçeğiyle yüzleştik. Bu depremde ve depremlerde yaşayarak gördük ki bataklık yerde bile mevzuata uygun bina yapıldığı zaman binanın altından bizzat fay hattı bile geçse, evin hiçbir zarar görmediğine şahit olduk.

 

Son günlerde de neredeyse, deprem ile yatıp, deprem ile kalkıyoruz. Hepimizin psikolojisi yerle bir oldu. Nerede, ne zaman deprem olacak? Biz nasıl yakalanacağız? O anda ne yapacağız vs. kendimizden geçtik, çocuklarımız ve yakınlarımızı depremde kaybedersek ne yaparız? vb. deli sorularla baş başayız. Elazığ depreminde can veren yurttaşlarımız belki de o esnada çok mutlu bir olay yaşıyordu, ya da yaşamak üzereydi ama bir anda yer yerinden oynadı ve hayalleriyle birlikte göçük altında hayatı sona erdi.

 

26 Kasım 1999 tarihinde, Marmara Bölgesi ve civarında meydana gelen depremin yol açtığı ekonomik kayıpları gidermek, yaşanan deprem felaketinin ardından yaraların sarılması için bir vergi düzenlemesi getirilmişti. Kamuoyunun "deprem dayanışma vergileri" olarak adlandırdığı vergiler, önce kamuoyunda “dayanışma vergisi” olarak adlandırılsa da kısa sürede “deprem vergisi” olarak anılmaya başlandı. Bu vergi 1 yıllığına getirilmesine rağmen, 25 Aralık 2003 tarihinde 5035 sayılı kanun ile ÖİV(Özel İletişim Vergisi adı altında) artık vergi mevzuatında kalıcı vergiye dönüştürüldü ve tam 20 yıldır devam ediyordu. 

 

Bu zaman zarfında, elde gedilen gelirden depremzedeler için konteynır kentler, başta olmak üzere zarar gören altyapının yeniden inşa edildiği, iddia edilse de ne yazık ki amacı doğrultusunda kullanılmadı. Depremden sonra 1 defaya mahsus getirilen ÖİV, kalıcı hale getirilmesi AKP iktidarının o zaman ki Maliye Bakanı tarafından da bizzat depremzelere ve depremlere hazırlık için toplanılmadığı itiraf edilmişti. Gelen yardımlar ile yapılan konteynır vb. yapılar dışında depremzeler, bir yardım görmeyip kaderlerine terk edildiler.  

 

Kızılay’ın, depremi fırsata dönüştürüp, Elazığ depreminden sonra halktan SMS yoluyla deprem için yardım istemesi, hepimizin aklına, 20 sene önce geçici olarak getirilen ama 20 yıldır devam eden ÖİV, “deprem Vergisi”ni getirdi. Neden toplanan bu vergiler kullanılmıyor? Neden yine yardım toplanıyor? vs. Kaç gün bununla ilgili tartışmalar devam etti. Sonra itiraf edildi ki bu para AKP’ye yakınlığıyla bilinen ve yurtlarda kalan çocuk tecavüzü davasıyla gündeme gelen ortaçağcı, gerici Ensar Vakfı’na aktarılmış. Hem de tam tamına 8 Milyon dolar. 

 

Yani değerli dostlar, 20 yıldır özellikle deprem bölgesinde ki konutların güçlendirilmesi, geri dönüşüm ile yeni konutların yapılması, deprem toplanma alanlarının yapılması vs. vs. hiçbir şey yapılmadı. Yine biz bu vergiler ile yine soyulduk ve bizden alınan vergileri, kendilerine yakın ENSAR Vakfına peşkeş çektiler.

 

Bu olayda ilginç olan da ülkemizin 151 yıllık kurumu Kızılay, paravan olarak kullanılıp üzerinden para aklanıyor, Kızılay'da normalmiş gibi açıklama yapıp bunu kabul ediyor. Buna şaşırmıyoruz çünkü Kızılay başkanı, yıllar önce Deniz Feneri Yardım Derneği adı altında dolandırıcılık yapan adamın ta kendisi. Yani bu adam Kızılay’ın başına getirilmiş bu da yetmemiş, eşi ve oğlu da Kızılay’da göreve getirilmiş. Yani anlayacağınız Kızılay AKP’nin çiftliği haline getirilmiş. Bu kapitalist düzen devam ettiği sürece bu ne ilk oldu, ne de son olacak. 

 

Değerli okurlarım, Japonya’da 7’nin üzerinde sık sık deprem olur ama bir tek canlının bile burnu kanamaz. Elazığ depreminden hemen sonra Sosyalist Küba’da 7,7 şiddetinde deprem oldu ve yine hiç kimseye bir şey olmadı. 

 

Biz halk olarak bunları hiç hak etmiyoruz. En basit deprem yardımlarını bile yerine ulaştırmaktan aciziz. Bütün bunlar beni çok üzüyor, canımızdan can gidiyor ama biz hiçbir yapamıyoruz. Öyle ki giden yardımları bile siyasi ve etnik anlayışa göre keyfi bir şekilde davranarak, deprem bölgesine girmesine dahi izin vermediler. Haberleri kahrederek izliyoruz. Aynı şeylerin başımıza gelebileceği kaygısıyla kahroluyoruz.  

 

Deprem vergilerimizi peşkeş çekenlerin bir an önce yargılanması için mücadele etmemiz gerekiyor, aksi takdirde daha önceleri de olduğu gibi bu defa da yapanın yanına kar kalacak ve bu kısır döngü devam edip duracak. Bu duygu ve düşünceler ile depremde kaybettiğimiz canlar için başsağlığı, yaralananlar için de geçmiş olsun dileklerimi yolluyorum. 

 
 
Etiketler: DEPREM, DEĞİL,, KAPİTALİST, DÜZEN, ÖLDÜRÜYOR,
Yorumlar
Haber Yazılımı